Kayıtlar

Eylül, 2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Ivır Zıvır

Resim
Ömrüm boyunca sıkılmadan almaya devam edecek miyim diye en çok merak ettiğim şey kırtasiye malzemeleri. . .
  Renkleri,desenleri cıvıl cıvıl kalemleri, defterleri kim sevmez?
  Alışverişi çok sevdigimden midir nedir bunları almakta bi alışkanlık oldu.Bugün de yeni aldıklarımı paylasmak istedim.

  Kalemlik Beğendik'ten almıştım ama gördüğüm kadarıyla çoğu kırtasiyede var :) Yalnız çantada fazla yer kaplıyor.Çok kullanışlı değil.


  Defter Nt'den,kalemlerde Migrostan (ablamın hediyesi) 


Bu defterde T-box'dan,Kalemler de stabilo :) Stabilo öğrencilik hayatım boyunca severek kullandığım hep fiyatından yakındığım kalemdir. Kıyıyoruz artık paraya ;)

  Bunlar da almayı hedeflediğim defterler Gratis'te... Çok beğendim bunları bi ara edinmek lazım :)

Annemin Tül Örtüleri

Resim
Ayrıntılarda gizli bazı güzellikler bizi mutlu eder bazen..Mobilyalarla tıka basa dolu küçücük odamın ayrıntıları da öyle.Odam küçük falan ama bütün günümü geçirdiğim çok olmuştur burada. Çok sıkıldığım,bunaldığım hele ki ders çalıştığım vakit her şeyin üzerime üzerime geldiğini hissettiğim anlarda çok oldu. Íşte o zaman annem devreye giriyor ne yaparım da ferahlatırım burayı diye.. (bazen kendisininde depo olarak kullandığı oldu ama neyse) Öyle devreye girer falan deyince büyük masraflar yaparak değil de daha ziyade küçük ama sevimli baktığında iç aydınlatıcı olanlardan kısacası elinden geldigi kadarini yapar. Bu tül örtülerde örneklerinden biri... Yine kalorifer örtüsü var :) amaç tabikide kalorifere örtü yapmak değil de yer dar olunca, bir de görünmesi istenen yerde önemli :)) Bu tülleri elli kuruşa,bir liraya pazardan ya da perdecilerden alıyormuş kendisi bu işleri pek iyi becerir.Sonra da kendi kafasina göre model koyuyor,boncuklarla da süsleyince bayağ gösterişli oluyor.




Bir Kaktüsün Hazin Sonu

Resim
Kaktüsler sevimlidir.Bakımı kolaydır. Odaya bi renk verir. Işte bende tam bu düşüncelerle almıştım her ikisinide. Ama bana böyle acı vericekleri hic aklıma gelmezdi. İkisini de daha aldığım ilk gün yere düşürdüm.O toprakların yere saçıldığına mı yanayım, dikenler ellerime battı ona mı yanayım bilemedim.Öyle ufak görünüyorlar ama dikenleri bayağ can yakıcı..Neyse zaman geçti birisi hic büyümüyor.Diğeri desen sopa gibi çıktı. Sonra o büyüyor en azından diye sevinirken birden altı çürüdü gitti..Artık çareyi sopa gibi uzayan kısmı kurtarmakta buldum onu da başka saksıya gecirmek ayrı bi dertmiş. Dikenler yine battı.Ama sonuçta büyümeye devam ediyor hatta birde tomurcuklanıyor. Emeğime deydi cok şükür. Meger ne kadarda dertliymisim iki küçük kaktüscükten :) Kaktüsünü seven dikenine katlanmalı..

Neden Benim Olmasın ki !

Resim
Burada Çekiliş Varmış :) Fırsatlar değerlendirilmek içindir dimi!!




Ben daha hayatımda çekilişlerden bişey kazandığımı görmedim ama yıllar önce bi Aymar margarin reklamı vardı.Çekilişle çamaşır makinesi kazanan kadın 'Çıkmaz demeyin.Çıkabilir' diye bağrıyodu :) Allah'ım nerden aklıma geldiyse bu şimdi..İşte şansımı deneyeyim dedim bu ciciler belki de benim olur ...

Pazartesi Başlangıçtır!

Bugün günlerden pazartesi ve bir milyon kadın diyete başladı.Ben Dahil..

   Hep dilime dolanan ,kendimi bildim bileli söylediğim"beş altı kilo versem manken gibi olurum" lafı günden güne rakamlar büyüyerek sıklıkla tekrarlanır hale geldi.Bi ara şu meşhur Dukan diyetine de başladım ama sonu fiyasko oldu tabi.Sabah kahvaltısında akşamdan kalan yemeklerin ısıtılıp yendiği, ikindi vakitlerinde çayın yanına bol ikramlar yapılan evde bırak Dukanı bu kiloda olduğuma da şükür :)
  Aslında Dukana ilk başladığım üç dört gün her şey çok iyiydi.Bi kere hiç acıkmıyorsunuz.Denediklerim arasında tokluk hissi veren tek diyet..Yalnız benim için o kadar süt yumurta tüketmek zor oldu.Midem kaldırmadı yahu çok midem bulandı.Neyse atak evresinde dayandım azmettim.(bu arada 4 günde 3 kilo verdim). Seyirde sebzeler girince rahatladı midem de..Bu sefer bizimkiler yan çizmeye başladı.Zaten bi tavuk haşlayayım diyordum arkamı döndüğüm anda annem tavaya yağı boşaltıveriyodu.O bi hafta da kebaplar sip…

Seccadem

Resim
Ankara'yı bilen bilir buranın pek gezilecek yeri yoktur.Hele ki ziyaret edilecek türbesi camisi pek azdır. Ama Hacı Bayram-ı Veli'yi herkes çok iyi bilir, sık sık ziyaret edilir. Hele son yapılan çevre düzenlemesinden sonra biz daha çok yollarını aşındırır olduk.Bu son gidişimde türbe ve caminin hemen yanındaki misk kokulu dükkanların birinden bu seccadeyi edindim.Çok da sevdim.. Hatta bir de Necip Fazıl'ın söylediği dizeleri ona ithaf ettim :

  Beni kimsecikler okşamaz madem

  Öp beni alnımdan,sen öp seccadem!

                                                              NFK

Yaz Bitti

Resim
Eylül başlangıcında yazdan kalma gunler yaşıyorduk..Gelgelim şu bi iki günde sonbahar etkisini hissettirdi Ankara'da.

Velhasıl çok sevdiğim yaz meyvelerininde vakti geçiyor en önemliside karpuzun.. Bugün tazecik geldi evimize Çubuk'tan ama daha da öbür yaza kadar görmeyiz böylesini.

  Yaz bitti karpuz,kavun bitti belki ama turşu yapma vakti geldi çattı.Karpuzların yavrusu gibi görünen kavun yavrusu keleklerin turşusu da ne güzel olur dimi :) Annemde turşu kurar her yıl bu zamanlar..Biraz yumuşak oluyor yine de fena değil. Amma velakin Çubuk turşusunun yerini tutmuyor yahuu (duymasın) :))               

  Biz kış hazırlıklarına başladık ya siz?


Aksam Çay Keyfi

Resim
Aksam yemekten sonra hatta yemeğin hemen bitiminde bizim evde cay demlenmiş olur. Tabii annem demlemişse mis gibi kokusu odalara yayılır. Işte üstteki görüntüde o anlardan biri...

Yalnız dikkat ettiniz mi bilmem bi önceki yazımda söylediğim gibi bizim evde her köşenin kendine has örtüsü bulunmakta tıpkı buradaki kaloriferin üzerinde ki örtü gibi :) Kendine göre yakıştırıyor bizim Hamarat Hanım.

Bu arada size anne eli deymis bu kekin tarifini vermek isterdim ama evde bu malzemeleri bulmanız hem zor hem kolay :) Çünkü bizim evde kek yapılıyorsa o an mevcut malzemeler kullanılır.Gidip de özel kek malzemesi alınmaz. Örneğin bu kekin icine ne koydun diye sordum anneme tatsiz yenmeyen armutları dilimleyiverdim dedi :))  ayrıntılarını sormaya cesaret edemedim.... Hadi bana afiyet olsun o zaman:)


Hand Made

Resim
Annem büyük işlerden ziyade küçük ama uğraştırıcı şeyler yapmayı sever. Hani çoğumuzun gıcık olduğu 'amaaaan kim uğraşacak bunla' dediğimiz cinsten olanlarla.(şahsen ben çok diyorum bunu) Neyse böyle küçük el işleri,danteller vs. bol olunca evde her şeyin kendine has bir örtüsü oluyor tabi..En basitlerinden biri alttaki orta sehpa örtümüz...

   Aslında burada daha çok kendi fincanımı önplana çıkarmışım :) Napiyim çok seviyorum bu fincanı hele hele kahveyi..Kitap okumayı da severim ama bayılıyorum diyemem yani sarması lazım yoksa elimde 6 ay sürünen kitaplar bilirim. Bu arada fincanım da el yapımı.Nadiren de olsa Paşabahçeye girme nedenim olan fincan.. (Normalde pek hoşlanmam züccaciye gezmeyi)     Daha paylaşacağım çok şey var sizlerle..

Virabismillah!!!

Annem adına açtım bu blogu.Hadi hayırlısı diyelim bugün başlayım dedik. Onun elceğizleriyle yaptıklarını paylaşmak istiyorum burada. O zaman haydi başlayalım...Çünkü annemde malzeme çok :) eee becerikli hanım ne de olsa ...